Bir şarkıyı ararken başka bir albüme rastlamak, kapaklara uzun uzun bakmak ve kahve molasında yeni keşifleri konuşmak… Kadıköy’de cumartesi için bu kez rota müzikten geçiyor.
Bir dükkâna değil, bir ses dünyasına giriyorsun
31 Ekim cumartesisini alışveriş merkezi temposundan biraz uzaklaştırmak isteyenler için Kadıköy’ün plak dükkânları güzel bir bahane. Burada amaç yalnızca eve yeni bir albüm götürmek değil. Rafların arasında sevdiğin bir isme rastlamak, hiç dinlemediğin bir türün kapağına takılmak ve müzik üzerine iki kelime sohbet etmek de deneyimin parçası. Plak kültürünün cazibesi biraz bu yavaş ama heyecanlı keşif duygusunda saklı.
Rotaya Sakız Sokak’taki Rainbow45 Records ile başlanabilir. Dükkânın resmî adresi Caferağa Mahallesi, Sakız Sokak No:2/D. Rock’tan caza, eski baskılardan yeni keşiflere uzanan bir rafın karşısında zamanın nasıl geçtiğini anlamamak mümkün. Üstelik bu gezi için büyük bir koleksiyoner olman gerekmiyor; sevdiğin tek bir albümü aramak bile sohbeti başlatmaya yeter.
Akmar Pasajı’nda ikinci perde
Bir sonraki durak için Mühürdar Caddesi’ndeki Akmar Pasajı iyi bir seçenek. Zihni Müzik’in resmî iletişim sayfasında yer alan adresi Caferağa Mahallesi, Mühürdar Caddesi, Akmar Pasajı No:62/13. CD, kaset ve plak raflarının yan yana durduğu bu tür dükkânlarda müziğin farklı dönemlerini aynı anda görmek mümkün. Belki çocukken evde duyduğun bir albümün kapağına rastlarsın, belki de hiç bilmediğin bir grubun ismini not edersin.
Plak bakarken acele etmemek bu gezinin en güzel kuralı. Albüm kapağını eline al, parça listesine göz gezdir, baskı yılına ve kondisyonuna bak. İkinci el ürünlerde kapağın ve plağın durumu fiyat kadar önemli; yeni baskılarda ise hangi edisyonu aldığını kontrol etmek iyi fikir. Satın almak zorunda değilsin. Bazen yalnızca yeni bir müzik listesiyle dükkândan çıkmak da günün en güzel kazancı.
Kahve molasında en iyi soru: Ne buldun?
Plak rotasının eğlenceli tarafı, tek başına da arkadaşlarla da yapılabilmesi. İki kişiyseniz birbirinize küçük bir görev verin: Biri diğerine daha önce dinlemediği bir Türkçe albüm önersin, diğeri kapak tasarımını en çok beğendiği plağı seçsin. Sonra yakınlarda bir kahve molasında seçimlerinizi anlatın. Böylece sıradan bir cumartesi buluşması, birbirinizin müzik zevkini keşfettiğiniz küçük bir oyuna dönüşür.
Bir albümü sadece ünlü olduğu için değil, sana bir anı hatırlattığı için seçmek de güzel. Türkçe pop, Anadolu rock, caz veya film müzikleri… Raflarda yan yana duran bu dünyalar arasında bir türden diğerine geçmek, çevrim içi çalma listelerinde kaybolmaktan farklı bir his veriyor. Fiziksel kapağı çevirmek, içindeki notları okumak ve belki yıllar sonra tekrar karşılaşmak, müzikle kurulan ilişkiye başka bir boyut katıyor.
Eve dönerken çantanda yalnızca plak olmasın
Bu rota için özel bir etkinlik bileti veya saatli bir program gerekmiyor; yine de mağazaya gitmeden önce güncel açılış saatini kontrol etmek iyi olur. Plak alacaksan sert kapaklı bir çanta veya dik taşımaya uygun bir torba işini kolaylaştırır. Özellikle ikinci el bir albüm için satıcıya baskı ve kondisyon sormaktan çekinme. Bu küçük ayrıntılar, ilk plak alışverişini çok daha keyifli kılar.
Günün sonunda eve yeni bir plakla dönsen de dönmesen de güzel bir şey olmuş olacak: Şehrin içinde müziğe biraz daha yakından bakmış olacaksın. 31 Ekim’in kalabalık akşam planları arasında kendine farklı bir cumartesi arıyorsan, Kadıköy’de bir kapak fotoğrafından diğerine uzanan bu rota tam yerinde bir fikir. Çünkü bazen iyi bir gün, ilk notası duyulmadan başlıyor.
